Akut Eklem Romatizması Nedir? Nedenleri, Tanısı, Belirtileri ve Tedavisi

Akut Eklem Romatizması Nedir? Nedenleri, Tanısı, Belirtileri ve Tedavisi

Akut Eklem Romatizması Nedir? Nedenleri, Tanısı, Belirtileri ve TedavisiRomatizmal Ateş adı da verilen Akut Eklem Romatizması vücudun bağ dokularını etkileyen önemli belirtilerini eklemler, kalp, deri ve sinir sisteminde gösteren romatizmal bir hastalıktır. Ateşli romatizmanın sebebi streptekoklar grubundan bir bakteridir. Genellikle kış ve ilkbahar aylarında, ılman ve dağ bölgelerinde, sosyo-ekonomik seviyesi düşük olan toplumlarda ve kalabalık yaşanılan yerlerde sık görülür, kalıtımla ilgisi yoktur. Kadın ve erkeklerde birbirine yakın sıklıkta görülür. 6-15 yaşları arasında sık görüldüğü bilinmektedir. Hastalık genellikle üst solunum yolu iltihaplanmalarından sonra görülmektedir. Hastalığa yakalananlarda aynı bakteriyle karşılaşıldığında tekrarlama ihtimali daha yüksek olmaktadır.

Akut Eklem Romatizması Neden Olur?

Akut eklem romatizmasının ortaya çıkmasında baş sorumlu, streptokok denen mikropların bir türüdür. Ancak, vücudunda streptokok bulunan her çocuk akut eklem romatizmasına yakalanmamakta, yakalananların oranı da yüzde 3’ü geçmemektedir. O halde hastalığın ortaya çıkabilmesi için streptokoklara ek olarak bazı etkenlerin daha bulunması gerekmektedir. Bugün kesinlikle bilmediğimiz bu ek bireysel etkenlere “x faktörü” diyoruz. Yani streptokoklar + x faktörü = akut eklem romatizması olarak özetlenebilir. Bu x faktörü de vücutta immünolojik düzen bozukluğu sonucu oluşmaktadır. Akut eklem romatizmasına yakalanan hastalarda, hemen hemen daima streptokoklara bağlı bir bademcik veya benzeri yangılanma saptanabilmektedir. Soğuk algınlığı, fisütme ve aşırı yorgunluk, hastalığın ortaya çıkmasını kolaylaştırmaktadır.

Hastalığın Belirtileri Nelerdir?

Ateşli romatizmanın temel ve ikindi olmak üzere iki grup belirtisi vardır. Temel belirtileri; eklem tutuluşu, kalp tutuluşu, cilt altı düğümleri, cilt döküntüleri ve koredir.

Temel Belirtiler

• Eklem tutulumu (Artrit): Ateşli romatizmada özellikle diz, kalça ve omuz gibi büyük eklemler etkilenir. Etkilenen eklemde şişlik, lokal ısı artışı, ağrı ve hareket sinirliliği vardır. Ağrılı eklem oldukça hassastır. Eklem tutulumu gezici bir seyir gösterir. Yani tutulan eklem bir iki gün içinde düzelir, daha sonra diğer eklemler etkilenir. Eklem ağrısının özelliği aspirine çok iyi cevap vermesidir.

• Kalp tutulumu (Kardit): Ateşli romatizmada %30-40 oranında kalp etkilenir ve kalbi etkileyen en önemli hastalıktır. Kalpte özellikle kapaklar etkilenir ve kalıcı hasara yol açar. İleri yaşlarda kapaklardaki bozukluklar kalp yetmezliklerine yol açarak cerrahi müdahale gerektirebilmektedir.

• Cilt altı düğümleri: Hastaların %10’unda cilt altında nohut büyüklüğünde düğümler olabilir.

• Cilt döküntüleri: Gövdede ya da kollann üst kısımlarında kenarları düzensiz cilt döküntüleri (%10)

• Kore: Sinir sistemi tutulumunu gösterir. Romatizmal hastalıktan yaklaşık 6 ay kadar sonra ortaya çıkan istek dışı hareketler, kaslarda güçsüzlük ve sinirlilik gibi belirtileri vardır.

Romatizmal hastalıklar arasında eklemler dışında kalbe doğrudan doğruya ilişebilen tek hastalıktır. Hatta eklemlere dokunmadan sadece kalbi de zedeleyebilir. Hastalık öncelikle okul çağındaki çocuklarda görülür. Yeryüzündeki dağılımı ve sıklığı çok değişiktir. Gelişmiş ülkelerde, hemen hemen yok denecek düzeye inmiştir, yurdumuzda oldukça sık rastlanmaktadır. Cinsiyet ayrımı yoktur, bulaşıcı değildir. Hastalık tipik biçimiyle tamamen sağlıklı görünen okul çocuklarında ani yüksek ateşle başlar, titreme sıktır. Öncelikle diz olmak üzere el bileği, dirsek ve ayak bileği gibi büyük eklemlerde şişlik ve kızarıklık genellikle geceleri ağrıyla ortaya çıkar.

El ve ayak parmaklan küçük eklemleri, hemen hemen hiç tutmaz. Akut dönemde ve özellikle yinelemelerde, herhangi bir anda kalbin de yakalanabileceği daima anımsanmalıdır. Kalbin hastalanması, eklemdeki şişlikten genellikle 2-5 gün sonra başlar. Hasta ya bunu hiç anlamaz veya sadece göğsündeki künt bir baskıdan, çarpıntıdan ve kalbin adeta iğnelendiğinden yakınır. Başlangıçta elektrokardiyogramda (EKG) tipik bulgular her zaman bulunmayabilir. Bazen eklemlerde hiçbir belirti olmadan sadece kalp rahatsızlanması da olabilir. Böyle durumlarda, akut eklem romatizması tanısı koymak güçlenir.

Akut eklem romatizmasının eklemler ve kalp dışındaki önemli belirtileri deride görülür. Alt bacağını ön yüzünde hafif kabarık, 2-3 cm çapında kırmızı, ağrılı döküntüler ortaya çıkar. (eritema nodozum) Akut eklem romatizması çok seyrekte olsa, sadece küçük çocuklarda, olmak üzere beyin dokusuna da atlayabilir. “Kore” adı altında bilinen ve bu tabloda hastalar kendi hareketlerini ve kas hareketlerini kontrol edemezler.

Kol ve bacaklarda istem dışı oynamalar olur, yürüyüş dans eder gibidir. Yüz kaslarında, gözlerde, kaşlarda ve ağızda çekilmeler görülür. Yalnız bu belirtiler uykuda tamamen kaybolur. Çocukların ailelerini çok etkileyen bu belirtiler aslında zararsızdır, hiçbir tedaviye gerek kalmadan ve iz bırakmadan birkaç haftada kaybolur. Çok seyrek olmakla birlikte akciğer ve kann zarlarında (peritonit-plörit), gözlerde, böbreklerde ve damarlarda (tromboz) olabilmektedir.

Hastalığın Tanısı Nasıl Konulur?

Akut eklem romatizmasında, vücuda giren streptokoklara karşı antikorlar oluşmaktadır. Bunun için, akut eklem romatizmasından kuşkulanan bir hastada ilk yapılacak iş, streptokoklara karşı oluşmuş antikorun kanda bulunup bulunmadığının araştırılması olmalıdır. Tıp dilinde ASO (antist-reptolizin O) olarak tanınan bu antikorda, O harfi streptokokların bir türünü göstermektedir. İnsanlar yaşamları boyunca birçok kere streptokok enfeksiyonu geçirebileceğinden, her sağlıklı insanın kanında antistreptolozin vardır.

Kanda 200 ünite dolayındaki ASO normal kabul edilir. Enfeksiyonun şiddetine göre bu miktar 800 – 1000 üniteye kadar çıkabilir. Sedimantasyon ve lökositler, akut başlangıç döneminde genellikle yükselmiş bulunursa da tamamen, normal sınırlar içinde de olabilir. Röntgende tipik bulgu yoktur. Akut eklem romatizmasında ayına tamda BT, MRG, Sintigrafi ve romatizmal testler kullanılabilir. Hastaların yaklaşık yüzde 50’sinde kalp büyümesi olduğundan, kalbin radyolojik tetkiki yapılmalıdır.

Hastalığın Tedavisi Nasıl Yapılır?

Akut elden romatizmasının tedavisinde dört ana kural vardır.

Mevcut streptokok enfeksiyonunun tedavisi. Burada hemen hemen tek seçenek penisilindir. Penisiline aşırı duyarlılık yani alerji varsa ya da streptokoklar penisiline dirençliyse başka etkili bir antibiyotik verilebilir.

X faktörü dediğimiz asır duyarlılığın ortadan kaldırılması. Bunun için de, romatoid artrit tedavisinde söz edilen steroid olmayan anti romatizmal ilaçlar ve aspirin genelde yeterlidir. Gerekirse kortizon da kullanılabilir.

Hastalığın yinelenmesinin önlenmesi ve korunma. Bunun için de çocukta dört-bes yıl, hatta gerekirse ergenlik çağına kadar ayda bir yapılacak uzun süre etkili penisilin iğneleriyle penisilin koruması altına alınır.

Hasta bakımı. Vücut ısısı yüksekse hasta ekleme, ya da vücudun uygun bir yerine soğuk havlu koyulur. Bu uygulama hem ağrıyı azaltır hem de hastayı rahatlatır. Hastanın eklemleri zorlanmamalı ve gerekirse diz altına küçük bir yastık konarak, hafif bükük halde dinlendirilerek gerginlik de azaltılmalıdır. Sıvı dengesini korumak için, bol sıvı gıda, özellikle taze sıkılmış meyve suları içilmelidir.

Hastalıktan Nasıl Korunulur?

Üşütme veya bademcik iltihaplanmasından 2-3 hafta sonra hatta daha sonra eklemlerin birinde ağrı şişme ve bacaklarda kırmızı döküntüler olur veya çocuk uzun süre halsiz, bitkin düşerse hemen akut eklem romatizması akla gelmeli ve doktora başvurulmalıdır. Ateşle birlikte solukluk, sebepsiz terleme, kilo kaybı, kalp çarpıntısı ve kalp bölgesinde ağrı gibi yakınmalarda penisilin korunması yapılıyor olsa bile hastalığın yinelenebileceği ve özellikle kalp tutulumu düşünülmelidir.

Korunma Yöntemleri

Hastalığı izleyen aylarda yarışma sporları yasaktır. Yürüyüş ve hafif egzersizler yaptırılabilir. Üşütmekten, ıslanmaktan, aşırı bedensel yorgunluktan sakınmalı, hasta soğuk nemli ve esintili yerlerde bırakılmamalıdır.

Soğuk mevsimlerde, insanların toplu olarak bulundukları sinema, tiyatro ve benzeri yerlere gidilmemelidir. Böyle yerlerde streptokok enfeksiyonu sık olduğu için, hastalıklar yinelenebilir.

Koruyucu olarak verilen depo penisilin iğnelerinin süresi kesinlikle geçirilmemelidir. Penisilinin etkisini yitirdiği bu günlerde gelebilecek yeni bir streptokok enfeksiyonu hastalığı yeniden başlatabilir. Korunmada yapılacak iş, vücutta bulunan ya da vücuda girebilecek olan mikropları etkisiz hale getirmek için etkisi uzun süre devam edebilen penisilin iğnelerinin belli aralıklarla ve uzunca bir süre kullanılmasıdır. Ateşli romatizma geçirenlerde koruyucu olması nedeniyle 5 yıl süreyle veya ergenlik çağına kadar, eğer kalp etkilenmişse 18 yaşına kadar yaz aylarında ayda bir, kış aylarında üç haftada bir depo penisilin iğneleri kullanılmalıdır.

Penisilin tedavisi hastanın iyileştiği sanılıp, öngörülen süreden önce yani çocuk ergenlik çağına gelmeden veya en erken 5 yıldan önce kesilmemelidir.

Ateşli romatizma geçirenlerde istirahat süresi kalp tutulumuna da bağlı olarak 10 gün ile 3 ay arasında olmak üzere değişir. İstirahat yatak istirahatı Şeklinde olmalıdır. İstirahat süresinde hasta bakımı oldukça önemlidir. Ateşi olan hastalarda soğuk havlu ile kompresler yapılırsa hem hasta rahatlar de ağrılar azalır. Diyet bol su ve benzeri içeceklerle desteklenmelidir.


3 Yorum

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.