Peygamber Mescidi Ve Sosyal İşlevi Hakkında Bilgi

 

Peygamber Mescidi Ve Sosyal İşlevi Hakkında BilgiHz. Peygamber (s.a.v.), Medine’ye ulaştığında ikamet edeceği bir evi yoktu. Medineli müminler, onu evlerinde misafir etmek için -adeta yarışıyorlardı. Peygamberimiz (s.a.v.), kimseyi gücendirmemek için devesinin durduğu yere misafir olacağını söyledi. Resulullahın (s.a.v.) Kusva adındaki devesi önce boş bir arsaya çöktü, sonra da oradan kalkıp Halid b. Zeyd el-Ensad, bilinen diğer meşhur adıyla Ebu Eyyub el-Ensad (r.a.) adlı sahabinin evinin önüne oturdu. Arsanın iki yetime ait olduğunu öğrenen Allah Resulü (s.a.v.), parasını onlara ödeyip burayı satın aldı. Arsaya bir mescit yapılmasına karar verildi. Hemen mescidin yapımına başlandı. Medineli ve Mekkeli Müslümanlar el birliğiyle mescidin yapımında çalıştılar. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) de Mescid-i Nebi’nin inşasında bizzat çalıştı, kerpiç ve toprak taşıdı. Yaklaşık yedi ay süren çalışmalar sonucunda mescidin yapımı tamamlandı. Mescid-i Nebi’nin bitişiğine, Resulullah (s.a.v.) ve ailesinin kalması için de odalar eklendi. Mescid-i Nebi, esas itibarıyla inananların toplanıp ibadet yapması amacıyla inşa edilmişti.

Nitekim Müslümanlar, günde beş vakit bu kutsal mekanda bir araya geliyorlar, Allah Resulü’nün (s.a.v.) arkasında saf tutup namaz kılıyorlardı. Peygamberimiz’in (s.a.v.) mescidi, ibadethane olmasının yanında başka birçok işleve de sahipti. Müminler, çok önemli bir mazeretleri olmadıkça namazlarını mutlaka Mescid-i Nebi’de kılmaya önem veriyorlardı. Mescid-i Nebi, yeni oluşmaya başlayan İslam toplumunun tanışıp kaynaşmasında da önemli bir işleve sahipti. Müminler, camiye gelmeyen biri olduğunda hemen bunun sebebini araştırıyorlar, namaza gelmeyen kişi hastaysa ya da başka bir sıkıntısı varsa onun sıkıntısını paylaşıyorlardı. Yardıma muhtaç olanları burada belirliyor, ona el birliğiyle yardım ediyorlardı. Hz. Muhammed (s.a.v.) peygamber olmasının yanı sıra aynı zamanda bir devlet başkanı ve Müslümanların lideriydi. Buna bağlı olarak Mescid-i Nebi, aynı zamanda devletin de merkezi durumundaydı. Devleti ve Müslüman toplumu ilgilendiren önemli kararlar burada istişare edilir ve sonuca bağlanırdı. Anlaşmazlıklar burada çözülür, adli davalar burada sonuçlandırılırdı.

Mescid-i Nebi, Ashab-ı Suffe başta olmak üzere bazı müminler için barınma yeri, Allah Resulü’nü (s.a.v.) ziyarete gelenlerin kaldığı bir misafirhane, sosyal yardımların dağıtıldığı bir müessese işlevlerini de üstleniyordu. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.), çeşitli Arap kabilelerine mensup elçi heyetlerini burada “üstüvânetül-vüfûd” (Elçiler Sütunu) denilen sütunun önünde kabul etmiş, bazı heyetleri mescidin içerisinde kurulan çadırlarda ağırlamıştır. Hz. Peygamber (s.a.v.) zamanında Mescid-i Nebi’de Eslem kabilesinden Rufeyde el-Ensâriyye adındaki kadın için bir çadır kurulmuş, Rufeyde burada yaralı ve hastaları tedavi etmişti. Mescid-i Nebi’de bulunan bir oda da beytülmâl yani devlet hazinesi olarak kullanılmaktaydı. (1) Bütün bunlar, İslam’ın ilk zamanlarında Mescid-i Nebi’nin toplumsal açıdan çok önemli işlevleri olduğunu ortaya koymaktadır.

 
 

24 Yorum

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.