Hicret Olayı Nasıl Gerçekleşmiştir? Nedenleri Ve Sonuçları Nelerdir?

Hicret Olayı Nasıl Gerçekleşmiştir? Nedenleri Ve Sonuçları Nelerdir?

Hicret Olayı Nasıl Gerçekleşmiştir Nedenleri Ve Sonuçları NelerdirMüşriklerin Müslümanlara yönelik baskıları, eziyetleri iyice artmış, Mekke’de müminlerin can ve mal güvenliği kalmamıştı. Müslümanlar, en temel hakları olan inanma ve ibadet etme haklarını kullanamıyorlardı. Ayrıca Mekke’de İslam’ın yayılması müşrikler tarafından engelleniyordu. Allah’ın (c.c.) dininin Mekke dışında da tebliğ edilip yayılması bir gereklilikti. Bütün bunlardan dolayı Müslümanlar, İkinci Akabe Biatı’ndan sonra Hz. Peygamber’in (s.a.v.) izni ve yönlendirmesiyle birer ikişer, gizlice Medine’ye hicret etmeye başladılar. Kısa zamanda birçok Müslüman şehirden ayrıldı. Mekke’de, aralarında Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Hz. Ali (r.a.) ve Hz. Ebu Bekir’in (r.a.) de olduğu çok az Müslüman kaldı. Müminlerin Mekke’den ayrıldığını öğrenen müşrikler telaşlandılar. Çünkü Medine’de İslam’ın yayılmasını putperestlik için en büyük tehdit görüyorlardı. Ayrıca Şam ticaret yolu üzerinde bulunan Medine’ye Müslümanların hakim olması da onların asla istemedikleri bir durumdu.

Gelişmeler üzerine Mekkeliler, ne yapacaklarını belirlemek için toplantı yaptılar ve toplantıda, İslami’ yok etmenin tek yolunun Hz. Muhammed’i (s.a.v.) öldürmek olduğuna karar verdiler. Peygamberimiz’e (s.a.v.) suikast düzenlemek için her kabileden birer kişi seçtiler. Yüce Allah (s.a.v.), Sevgili Resulü’nü (s.a.v.) müşriklerin planından haberdar etti ve ona Medine’ye hicret iznini verdi. Hava kararınca suikastçılar Resulullah’ın (s.a.v.) evinin önüne geldiler. Sabah namazına giderken onu öldüreceklerdi. Resulullah (s.a.v.), Hz. Ebu Bekir’e (r.a.) haber göndererek beraber hicret edeceklerini ve hazırlanmasını söyledi. Kendisi de gerekli hazırlıkları yaptı. Yanında bulunan emanetleri, sahiplerine teslim etmesi için Hz. Ali’ye (r.a.) verdi. Ayrıca evden ayrıldığı fark edilmesin diye de Hz. Ali’den (r.a.), kendi yatağına yatmasını istedi. Hz. Ali (r.a.), bir an bile tereddüt etmeden bu teklifi kabul etti. Canını tehlikeye atarak Efendimiz’in (s.a.v.) yatağına yattı. Allah Resulü (s.a.v.), geceleyin evinden Yasin suresini okuyarak çıktı.

Allah’ın (c.c.) izniyle suikastçılar onu göremediler. Hz. Muhammed (s.a.v.), Hz. Ebu Bekir (r.a.) ile birlikte hicret yolculuğuna çıktı. Peygamberimiz’in (s.a.v.) evden çıkmadığını gören suikastçılar hava aydınlanınca içeri girdiler. Yatakta Hz. Ali’yi (r.a.) görünce çok şaşırdılar. Hemen Peygamberimiz’i (s.a.v.) aramak üzere hareket geçtiler. Hz. Muhammed’i (s.a.v.) yakalayıp getirene yüz deve ödül vereceklerini her tarafa duyurdular. Peygamberimiz (s.a.v.) ve Hz. Ebu Bekir (r.a.), müşrikleri şaşırtmak için Medine yolunun ters istikametinde olan Sevr Mağarası’na gelip burada üç gün gizlendiler. Mekkeliler her tarafta onları arıyordu. Hatta bir grup müşrik, onların ayak izini takip edip mağaranın girişine kadar geldi. Öyle ki içeriden onların konuşmaları duyuluyordu. Hz. Ebu Bekir (r.a.) çok endişelendi ancak Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) onu sakinleştirdi. Bu arada mağaranın girişine bir örümcek ağ örmüş, bir güvercin de yuva yapmıştı. Bunu gören müşrikler, içeride kimsenin olamayacağını düşünüp mağaranın önünden ayrıldılar.

Mekkeliler, Hz. Muhammed’i (s.a.v.) bulamayınca onun uzaklaştığını düşündüler ve Efendimiz’i (s.a.v.) aramayı bıraktılar. Hz. Peygamber (s.a.v.) ile Hz. Ebu Bekir (r.a.) de Sevr Mağarası’ndan ayrılıp Medine yönüne doğru yola koyuldular. Nihayet Medine’ye yakın bir yer olan Kuba köyüne ulaştılar. Burada bir kısım Medineliler onları karşıla-maya geldi. Resulullah (s.a.v.) Kuba’da bir müddet konakladı ve burada bir de mescit yaptırdı. islam tarihinde kurumsal anlamda ilk mescit, Kuba Mescidi kabul edilir. Hz. Ali (r.a.) de Kuba’da Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) yetişti. Kuba’dan ayrılan Allah Resulü (s.a.v.), Ranuna denilen yere geldi. Burada, Müslümanlara cuma namazının farz olduğunu bildirdi ve ilk namazını kıldırdı. Yoluna devam eden Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.), 622 yılının Eylül ayında Medine’ye ulaştı. Onun ve Müslümanların 622 yılında yaptığı bu kutlu yolculuğa Hicret denildi. Medineli müminler onu şarkılar söyleyerek, def çalarak sevinçle karşıladılar.

Hicret’in Sonuçları

Hicret’le birlikte Müslümanlar;

  • Mekkeli müşriklerin baskısından kurtuldular.
  • inançlarını serbestçe ifade etme, ibadetlerini özgürce yerine getirme ve dinlerini yaşama imkanı buldular.
  • Bağımsız bir topluluk ve siyasi bir güç haline geldiler. Son olarak da İslamiyet Hicret’ten sonra hızlı bir şekilde yayıldı.
  • Hicret, Hz. Ömer’in halifeliği zamanında, 639 yılında takvim başlangıcı kabul edildi.

27 Yorum

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.