Sevr Antlaşması Maddeleri, Sonuçları Ve Önemi Hakkında Bilgi

 

İtilaf Devletleri, Paris Barış Konferansı’nda Birinci Dünya Savaşı’nın yenilen devletleriyle barış antlaşmaları imzaladıkları halde Osmanlı Devleti ile yapacakları antlaşmayı daha sonraya bırakmışlardı. İtilaf Devletleri, Paris Barış Konferansı’nda yarım bıraktıkları işi tamamlamak üzere önce Londra’da, 1920 yılı Nisan ayı ortalarında da San Remo’da bir araya geldiler.

Sevr Antlaşması Maddeleri, Sonuçları Ve Önemi Hakkında Bilgi

San Remo Konferansı’na katılan İngiliz, Fransız ve İtalyan temsilciler burada Osmanlı Devleti’ne imzalatacakları antlaşma taslağına son şeklini verdiler. 11 Mayıs 1920’de de aldıkları kararları Paris’te bulunan Osmanlı heyetine bildirerek antlaşmanın bir ay içinde imzalanmasını istediler. Bir yandan da Osmanlı yönetimini bu antlaşmayı kabul etmeye zorlamak için Anadolu ve Trakya’daki Yunan birliklerini harekete geçirdiler. Bunun üzerine hükumet, devletin ileri gelenlerine antlaşmanın imzalanması yönünde görüş bildirdi. Öneri, Saltanat Şürasında da görüşüldü ve Topçu Feriki (Korgenerali) Rıza Paşa dışındaki tüm üyeler tarafından kabul edildi. Bu kararın ardından antlaşma metni, Fransa’ya giden bir Osmanlı heyeti tarafından 10 Ağustos 1920’de Paris yakınlarındaki Sevr kasabasında imzalandı, 433 maddesi bulunan Sevr Antlaşması’nın bazı maddeleri şunlardır:

 

1) Osmanlı Devleti’nin elinde İstanbul ve çevresi ile Anadolu’da küçük bir toprak parçası kalacaktır. Ancak Osmanlı Devleti antlaşmaya uymazsa İstanbul da Türklerin elinden alınacaktır.

2) Boğazlar savaş zamanında bile bütün devletlerin gemilerine açık tutulacak, Boğazlar bölgesi kendine ait bayrağı ve bütçesi olan bir komisyon tarafından yönetilecektir.

3) Osmanlı Devleti’nde zorunlu askerlik kaldırılacak, toplam asker sayısı 50.700’ü geçmeyecektir. Bu ordunun tank, top, ağır makineli tüfek ve uçak gibi silahları olmayacaktır.

 

4) Çeşitli nedenlerle ülkeden ayrılan Hristiyan azınlıklar geri dönebilecek ve bunların zararları Osmanlı Devleti tarafından karşılanacaktır.

5) Kapitülasyonlar itilaf Devletlerinin yararlanacağı şekilde genişletilerek yeniden yürürlüğe konulacaktır.

6) Mondros Ateşkes Antlaşmasıinın İtilaf Devletlerine istedikleri yerleri işgal etme ve haberleşmeyi denetleme imkanları veren maddeleri yürürlükte kalmaya devam edecektir.


Sevr Antlaşması’yla Osmanlı toprakları aşağıdaki haritada görüldüğü gibi idari bölge, nüfuz bölgesi ve benzeri adlarla çeşitli parçalara ayrıldı.

Mustafa Kemal, Sevr Antlaşması’nı büyük bir tepkiyle karşıladı. O, bu antlaşma hakkındaki düşüncelerini soran bir gazeteciye şu cevabı vermiştir:

“Sevr Antlaşması Türk milleti için öylesine uğursuz bir idam kararnamesidir ki onun bir dost ağzından çıkmamasını dileriz. Bu konuşmamız sırasında bile Sevr Antlaşmasını ağzıma almak istemem. Sevr Antlaşması’nı kafasından çıkarmayan milletlere güven temeline dayanan ilişkilere girişemeyiz. Bize göre böyle bir antlaşma yoktur”

Mustafa Kemal gibi Büyük Millet Meclisi de Sevr Antlaşması’na şiddetle karşı çıktı. Meclisimiz 19 Ağustos 1920 tarihli toplantısında aldığı kararla bu antlaşmayı imzalayanları ve onaylayanları vatan haini ilan etti.

Sevr Antlaşması’ndan sonra Türk milleti yabancıların vatanına ve bağımsızlığına yönelik niyetlerini açıkça görmeye başladı. Buna karşı öfkesini de topyekün bir mücadeleye girişerek gösterdi.

 

11 Yorum

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.